Neden cesaretim kolayca kırılıyor?

Bazen cesaretimiz kolayca kırılır, diğer insanların bizden daha başarılı olduğunu düşünürüz, elimizdeki işi bitirmeden başkasına geçeriz, kilo vermek isteriz ancak diyeti sürdüremeyiz. Peki, bu sorunları kökünden çözmek için neler yapabiliriz? Psikolog David Lieberman’ın tavsiyeleriyle, cesaretimizi güçlendirip yaşam kalitemizi yükseltebiliriz.

Şu düşünceler size tanıdık geliyor mu? Bir işi yapmak için fazla hevesleniyorum ama tek bir şahıs bile bunun iyi bir fikir olmadığını söylediğinde derhal cesaretim kırılıyor. Heyecanla bir projeye veya diyete başlıyorum ama sonuçlar umduğum gibi olmadığında hevesim kaçıyor, yarıda bırakıyorum. Diğer insanlar kadar azimli ve başarılı olmadığımı düşünüyorum. Başladığım işlerin çoğunu bitiremiyorum. Neden cesaretim kolayca kırılıyor?

Psikolog David Lieberman ile anında analiz edelim: Eksik kalmış bir kişilik algısı size, egonuzu korumanın kişilik imajınızı müspet yönde geliştirmekten daha mühim olduğunu dayatıyor. Egonuza ziyan gelebileceği korkusuyla, başarısından emin olamadığınız hiçbir şey için riske giremiyorsunuz. Neler kazanabileceğinizden daha çok, başarısız olmanız halinde neler kaybedebileceğinizle ilgileniyorsunuz. Bir işin riski ne kadar küçükse o işe başlıyor ama risk atarsa kaçmak için bir yol arıyorsunuz. Kendinizi daha iyi bir proje için ikna ederek üzerinde çalıştığınız projeleri yarım bırakıyorsunuz. Bir projeden başkasına atladıkça bu kısır döngü devam ediyor. Cesaretinizin kolayca kırılması kilo verme, nakit biriktime, iş hayatında başarılı olma, kişisel gelişim gibi sizin için mühim durumlara başlayıp yarıda bırakmanıza neden oluyor.

Hedefe giden yolda enerjiniz uzun sürmüyor. Davranışlarınızın doğruluğundan kuşku edince, kendinizle ilgili şüpheye fikir hedefinizden uzaklaşıyor; korku ve endişeler içinde boğuluyorsunuz. Dikkatinizi, sonuca veremediğiniz için cesaretiniz kolayca kırılıyor. Zorluklar karşısında derhal vazgeçiyorsunuz. Zorlukları, üstesinden gelinmesi gereken engeller olarak değil, kaçınılması gereken tehlikeler olarak görüyorsunuz. Oysaki, her zorluğun içinde bir fırsat vardır ve insanın büyüyüp gelişmesine yardım eder. Siz, sadece sonucundan emin olduğunuz, zorlanmayacağınız işlere girişiyorsunuz. Daha odunu koymadan sobanın yanmasını istiyorsunuz.

Hayatta hiçbir şeyin garantisi yoktur ama siz bunu kabul etmek istemiyorsunuz. Her an, her şey olabilir ve bunu bilmek sizi rahatsız ediyor. Ancak, gerçekleri kabullenmemek onları değiştirmez.

Eğer geçmişte düş kırıklığına uğramışsanız, sorumluluklarınızı yerine getirmemek için bunu mazeret olarak kullanırsınız. Bir iş için fazla enerji harcamazsanız, sonucu hakkında endişelenmezsiniz. Bu vaziyet tıpkı, kumar oynarken 50 lira kaybeden birinin ‘500 lira da kaybedilirdim, şanslıyım!’ deyip kendini kandırmasına benzer.

Psikolog David Lieberman ile sorunu çözelim: Peki, bu durumun üstesinden nasıl gelecek, cesaretinizi nasıl güçlendireceksiniz? Öncelikle, cesaretinizin kolayca kırıldığını ve konuda çalışmaya ihtiyacınız olduğunu kabul etmelisiniz. Bu yüzleşme sayesinde ulaşmak istediğiniz hedeflerinize, hayallerinize doğru emin adımlarla gideceksiniz.

Karşınıza çıkan engelleri güçlendirici unsurlar olarak görün

Karşınıza çıkan engelleri niyetinizi zayıflatmakta değil pekiştirmekte kullanın. Karşılaştığınız engelleri, ardında daima elde etmek istediğiniz bir şey bulunan kapılar olarak değerlendirin. Yani, şu andaki engeli değil onun arkasındaki aka ödülü görün, ona doğru gidin. Tüm yapmanız gereken doğru anahtarı bulmak ve kendine saygı, mutluluk, başarı ve huzura giden kapıyı açmaktır. YAPABİLİRSİNİZ. Karşınıza engeller çıktığı için memnun olmalısınız, yoksa nasıl gelişebilirdiniz?

Thomas Edison gibi zorluklar karşısında asla yılmayan insanların hayatlarını hatırlayın. Insanların çağlar boyunca kafa etmek zorunda kaldıkları güçlüklerin bilincine varmak, kendi zorluklarınıza daha geniş bir çerçeveden bakmanızı ve onları aşmanızı sağlar. Örneğin, eskiden insanlar bilgiye erişebilmek için saatlerce ansiklopedi karıştırmak zorundaydı, şimdi ise saniyeler içinde internetten bilgiye erişebilirsiniz. Eskiden, insanlar soğuk ve konforsuz otobüslerde seyahat ederdi şimdi ise ülkenin her bir yanına uçaklar var.

Eğer bu örnekler size yetmezse, Shakespeare’in şu sözleri size cesaret versin:

[quote_center]“Şüphelerimizdir bize ihanet eden ve sonunda kazançlı çıkacağımız işlere başlamaktan bizi alıkoyan…”[/quote_center]

Belki şunu da eklerdi sözlerine, “… işleri bitirmekten bizi alıkoyan.” Şüphelerinizi silip atın, hayalinize doğru yürüyün.

Küçük başarılarınızın tadını çıkarın

Sizi amacınıza ulaştıracak yol boyunca elde ettiğiniz ufak kazanımların tadını çıkarırken amacınıza da odaklanmış halde kalın. Düş kırıklığının sizi engellenmesine bir daha ruhsat vermeyin. Tespit edilmeye paha tüm dönüm noktalarını belirleyin ve hedefe giden yolda direnciniz kırılmadığı için kendinizi ödüllendirin. Bu dönüm noktalarını, ana hedefe ulaşırken dilediğinizce kutlamalar yapabileceğiniz ufak festivaller olarak görün. Örneğin, 15 gün boyunca diyetinize sadık kalarak ilerlemişseniz, ufak bir paket bitter çikolata yiyerek veya yeni kilonuza müsait bir kıyafet alarak doğru yolda gittiğiniz için kendinizi kutlayın. Bunu, işle ilgili bir projenizle ilgili ara hedeflerinize varmışsanız, masaj yaptırarak veya aleni havada yürüyerek kendinizi ödüllendirin, çünkü bunu hak ediyorsunuz!

Bu yeni alışkanlık, bilhassa bir işi bitirmeden diğerine geçmek gibi fena bir huyunuz varsa, onu değiştirmede muavin olacaktır. Her dönüm noktasını, bir sonraki aşamaya geçmeden evvel size yenilenme duygusu verecek ufak bir proje olarak değerlendirin. Diyet örneğinden gidecek olursak, toplamda hedefiniz 20 kilo vermekse, bunu 5 kiloluk dönüm noktalarına ayırın. İlk olarak hedefiniz birinci 5 kiloyu vermek olsun, tamamladıktan sonra bir tebrik yapın: Masaj, yeni kıyafet, ufak paket çikolata, hamam keyfi gibi… Şimdi yola yeniden koyulun ve ikinci 5 kiloyu verin. Bu sizin cesaretinizi ve disiplininizi güçlendirecektir. Unutmayın: Hiçbir insan, annesinin karnında disiplin ve yürekli doğmaz; kendini eğiterek, yine ederek disiplin kazanır. Yani, üzerinizde çalışırsanız siz de yapabilirsiniz.

Kendinize ebeveyn babalık yapın

Kişisel gelişim, insanın kendine anne-babalık yapmasını sağlar. Üstelik, çocukluğunuzda ailenizden yeterli alaka ve bakımı alamadığınızı düşünüyorsanız, kişisel gelişim kitapları ve makaleleri noksan kalan yönlerinizi tamamlamak için size yardım edecektir. Biz, ‘Yüksek Topuklar’ olarak hususi haberlerimizle her vakit yanınızdayız, aşağıdaki linke tıklayıp size muavin olacak tavsiyeleri okuyabilirsiniz.

En iyi kişisel gelişim tavsiyeleri için buraya tıklayınız

Bu makale, David Lieberman’ın ‘Anında Analiz’ kitabından derlenmiştir.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Yoruma kapalı.

http://bubbletang.com/
bodrum escort alanya bayan escort beylikdüzü escort porna eryaman escort
https://www.donaldsonville.org antalya escort bodrum escort
escort antalya escort istanbul antalya escort şirinevler escort bayan beylikdüzü escort escort şişli bayan
istanbul escorts
istanbul escort
istanbul escorts
istanbul escort
istanbul escort
halkalı escort şirinevler escort çapa escort