Evlilikte mutluluk için 10 öneri

Evlilik, hayatınızın dönüm noktalarından biridir; ya mesut olursunuz ya da pişman… Hangisini seçeceğinize ise karar verirsiniz; şayet niyetiniz mesut olmaksa, önerilerimize kulak verin!

İltifat edin: Gün içinde en azından biri defa yaşam arkadaşınıza güzel bir laf söyleyin. Eşinizin sizden güzel bir laf duyduğundaki mutluluğunu hiç fak ettiniz mi? Dünyadaki birçok kişinin onu hoş ya da çekici bulması bir yana asıl mühim olan sizin ne düşündüğünüzdür.

Aynı zamanlarda sinirli olmayın: Çiftlerin aralarında bazı anlaşmazlıkların olması ve vakit vakit ufak tartışmaların yaşanması elbette çok doğal. Ancak mühim olan tarafların aynı zamanlarda çok sinirli ve fevri devinim etmemeleri olsa gerek. şayet eşiniz sinirliyse siz alttan almaya çalışın. Bir daha art dönüşü olmayan sözlerden ve hareketlerden kaçının. Haklı olsanız bile ortamın sakinleşmesini bekleyin ve bir süre sonra düşüncelerinizi ılımlı bir ses tonuyla belirtin. Hem böylece istediklerinizi yaptırma şansınız daha da artacaktır. Unutmayın ki tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarır diye beyhude söylememişler…

Birbirinize bağırmayın: Bir münakaşa esnasında o sesini yükseltti diye siz de sakın bağırmaya başlamayın. Bağırmak hiçbir şeyi çözmeyecektir. Sadece durumun biraz daha karışmasını ve hatta sarpa sarmasını sağlar o kadar. İki yan da aynı anda birbirine bağırıp, çağırırsa sadece gürültü çıkarmış olursunuz. Sesinizi hiçbir koşulda eşinize karşı yükseltmeyin. Sevgiden evvel aranızdaki saygıyı koruyabilirseniz uzun yıllar süren mesut bir evliliğiniz olur.

Eleştirilerinizi yumuşatın: Doğal ki eşinizin bir takım hareketlerini beğenmeyebilirsiniz. Ve konudaki düşüncelerinizi dile getirmekte de özgürsünüz. Ancak mühim olan bunu nasıl yaptığınız… Onu değiştiremeyeceğinizi bilerek devinim etmelisiniz. Sözlerinizin müspet yönde, sevgi dolu ve ılımlı olmasına itina gösterin. Yoksa hiçbir işe yaramaz. Sadece onu kırmış ve üzmüş olursunuz o kadar. Şu hareketinden nefret ediyorum yerine, hayatım bence böyle davranmak sana hiç yakışmıyor diyebilirsiniz. Ne dersiniz böylesi daha yapıcı olmaz mı?

İktidar savaşına girmeyin: şayet tartışmayı mutlaka birinin kazanması gerekiyorsa bırakın eşiniz kazansın. Aşkın bir iktidar savaşı olmadığını ve incelik istediğini bilerek devinim edin. Evlilik bu durumu daha da hassaslaştırır üstelik. Tartışmayı kimin kazandığı ya da kaybettiği ne kadar mühim sizin için? Bu konuda sakın hırslı olmayın. Neticede böyle ufak hesaplar yaparak bir ömrü o insanla geçiremezsiniz.

Geçmişi geçmişte bırakın: Hiçbir vakit geçmişte yapılan hataları yine yine eşinize hatırlatmayın. Herhangi bir münakaşa esnasında, ani bire konuyla ilgili ya da lakayıt eşinizin çok eskiden yaptığı bir hatayı gündeme taşımayın. Bu konuyu saptırmanızın yanı dizi olayı uzatmanıza da sebep olacaktır.

Birbirinizi ihmal etmeyin: Niye evlendiğinizi unutmamalısınız. Hayatı, üzüntülerinizi ve sevinçlerinizi paylaşmak, hayattan iki misli daha çok keyif almak için evlendiniz öyle değil mi? Birbirinizden farklı hayatlarınız olabilir, eşiniz maça giderken siz de eski kız arkadaşlarınızla dışarı çıkabilirsiniz. Bunlar evliliğinizi monoton ve sıkıcı bir havaya girmekten kurtaracak ufak detaylardır. Ama bir plan yaparken eşinize hiç danışmıyor, onun fikrini almıyor ya da arkadaşlarınıza ondan daha çok vakit ayırıyorsanız yanlış yoldasınız demektir. Önemli olan dengeyi kurmanız ve eşinizi her şeyden öte tutmanızdır.

Yatağa asla küs girmeyin: Gün içinde birçok şey yaşamış ve hatta şiddetli bir kavga etmiş olsanız da döşek odanıza dolayısıyla yatağa asla küs girmeyin. Yatmadan evvel mutlaka bütün sorunlarınızı halledin. Aranızda çözülmemiş ve açıklığa kavuşmamış bir problemin olması ertesi günün de keyifsiz ve can sıkıcı olacağı anlamına gelir. Tartışmaları uzatan yan olmayın. Döşek odanız sizin için hususi bir dünya. O odaya sorunlarınızı taşımayın.

 

Özür dilemeyi bilin: şayet yanlış bir şey yaptıysanız bunu itiraf edin ve özür dileyin. Hata yapmanız dünyanın sonu değil ki zaten. Önemli olan bunu ayrım etmiş olmanız. Ancak doğal ki bunu alışkanlık haline getirmeyin. Nasılsa özür diliyorum mevzu, bahis kapanıyor diye düşünmeyin.

Bir münakaşa için iki şahıs gerektiğini unutmayın: Bir düşünün bakalım tartışmalarınız sebep çıkıyor ve nasıl büyüyor? Acaba sadece karşı tarafı suçlamak ne kadar gerçekçi? Sizin hiç mi payınız yok tartışmalarda. Elbette vardır. Bunu itiraf etmekle başlayın isterseniz ilk olarak işe. Kendinizi eleştirmekten korkmayın. Hep eşinizi suçlayarak bir yere varmadığınızı ve bazen vakit da hatanın kendinizde de olduğunu kabul edin.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Yoruma kapalı.

http://bubbletang.com/
bodrum escort alanya bayan escort beylikdüzü escort porna eryaman escort
https://www.donaldsonville.org antalya escort bodrum escort
escort antalya escort istanbul antalya escort şirinevler escort bayan beylikdüzü escort escort şişli bayan
istanbul escorts
istanbul escort
istanbul escorts
istanbul escort
istanbul escort
halkalı escort şirinevler escort çapa escort